Klasik müzik, evrensel etkisiyle yüzyıllardır insan ruhuna dokunan bir sanat dalıdır. Yazımızda bu alana yön veren önemli bestecileri birlikte tanıyoruz.
19. yüzyılın büyük Alman bestecisi Wagner’i eşsiz kılan özelliklerinden biri meşhur operalarının hem librettolarını kendi yazması hem de müziğini kendisinin bestelemesiydi. En önemli eserlerinden biri olan Tristan ve Isolde birçok eleştirmen tarafından müzik tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.
Bach’ın çağdaşı olan Handel, Barok müziğin en büyük isimlerinden biridir. 40’a yakın opera besleyen Handel’in en çok bilinen eserleri arasında “Su Müziği” ve İngiltere’de hükümdarlar tahta çıkarken çalınan “Zadok the Priest” yer alır.
19.yüzyılın sonu ve 20.yüzyılın başına damga vuran Fransız orkestra şefi, piyanist ve besteci müzikte empresyonizm yani izlenimcilik akımının en önemli temsilcisi olarak kabul edilir. Kullandığı kompozisyon teknikleri kendisinden sonra gelen bestecilerde büyük etki bırakmıştır.
Avusturyalı müzisyen, besteci, müzik teorisyeni Schoenberg, kitabı “Harmonielehre” ile de müzik tarihinde derin iz bıraktı ve atonal müziği literatüre kazandıran isim olarak hafızalara kazındı.
Romantik dönemin ünlü piyanist ve bestecisi Brahms, kendi eserlerinin prömiyerinde piyanoyu kendisinin çalmasıyla ve tüm dünyada tanınan bir ezgi olan ünlü ninni “Lullababy” nin bestecisi olarak tanınır.
20.yüzyıl müzik sahnesinde önemli bir yeri olan Stravinsky neoklasik müzik ve seri müzik akımları için büyük önem taşır. Ünlü Rus besteci çalışmalarını İsviçre, Fransa ve Amerika’da sürdürmüştür.
Klasik dönemin ünlü bestecisi Haydn senfoni müziği konusundaki üstün yeteneği ve eserleri sayesinde “Senfoni Müziğinin Babası Haydn” unvanını kazanmıştır. Aynı zamanda Alman Milli Marşı’nın da bestecisidir.
18.yüzyılın sadece 31 sene yaşayan yetenekli müzisyeni Schubert bu kısa zamana 1500 eser sığdırmıştır ve bunların arasında 7 senfoni de bulunur. En bilinen bestelerinden biri Goethe’nin yazdığı “Erlkönig”dir.