Avustralya’daki Coober Pedy, yerin altında yaşamın sürdüğü sıra dışı bir kasaba. Gelin, bu ilginç yerleşimin hikâyesine birlikte bakalım.
Büyük Buhran sonrası düşen opal taşı fiyatlarının 1960’larda yeniden canlanmasıyla birçok Avrupalı göçmenin akınına uğrayan bölge, milyon dolarlık endüstrisi ile hızla modern bir kasabaya dönüştü. Dünya genelinde opal taşı madenciliğinin %95’i bu bölgeden sağlanıyor.
Dünyanın opal madeni başkenti olarak sayılan Coober Pedy’de maden çıkartmak için açılan binlerce kuyu bulunuyor. Madencilikten geriye kalan atık kum tepeleri çorak kasabanın manzarasının bir parçası gibi gözükse de aslında bu tepelerin altında yaşam alanları bulunuyor.
Bu kasabayı ilginç kılan asıl şey ise evleri. Nüfusun yüzde 60’ı yerin altında oyulmuş evlerde yaşıyor. Kumtaşı ve silttaşı kayalarına inşa edilen toprak altındaki evleri fark edebilmek ise havalandırma bacaları sayesinde oluyor.
Yazın hava sıcaklığının 40 ile 70 derece arasında hissedildiği Coober Pedy’de insanlar kendilerini yer altı evleri sayesinde koruyabiliyor. Küresel ısınmanın etkisiyle sıcaklıkların giderek artması bu evlere talebi artırıyor.
Kasaba, herhangi bir yerleşim yerinde bulunan modern imkânların hemen hemen hepsine sahip. Kasabanın elektrik ihtiyacı ise güneş ve rüzgâr enerjisi ile sağlanıyor. Coober Pedy’nin tek ağacı ise bölgedeki sıcak havaya ve bu sıcaklıklarda yaşamanın ne kadar zor olduğuna gönderme yapan metal bir ağaç heykeli; ağaç, kasabanın en tepe noktasında duruyor.
Bu kasabada birçok mağaza, kilise, müze, sanat galerisi ve hatta bir otel bile var. Dışarıdan bakıldığında normal bir bina gibi gözüken evlere yerin altından giriş sağlanırken, sokaklarda bulunan tüneller de giriş için kullanılıyor.
Coober Pedy, sıra dışı yaşam tarzı ve benzersiz coğrafyasıyla sadece Avustralya’nın değil, dünyanın en dikkat çekici kasabalarından biri olma özelliği taşıyor. Benzeri bir yeraltı şehrini ülkemizde Kapadokya bölgesinde görmek mümkün. Her iki bölgenin de kurak iklimi bu mağaralarda nem sorunu olmadan yaşamaya imkân veriyor. Ayrıca yeraltı evlerinde yaşayan sakinler böcek ve sinek sorunu yaşamadıklarını belirtiyor.