İletişimin Gizli Dili: Mors Alfabesi

Mors alfabesi, basit ve etkili bir iletişim yöntemi olması nedeniyle önemini korumaya devam ediyor. Yazımızda Mors alfabesinin icadını okuyabilirsiniz.

05 Kas 2025

Okunma

1#

“Sinemacılar Dönemi” olarak anılan 1950’li yıllar Türk sinemasında yepyeni bir dönemin de kapılarını açar. Film üretiminin hızla arttığı bu dönemde güçlü hikâyeler, idealizm ve Kurtuluş Savaşı’nın duygusal izleri de beyaz perdede yer bulur. 1951’de yönetmen Aydın Arakon imzasıyla gösterime giren Vatan İçin, düşman kuvvetlerinin emrinde çalışan bir nazırın kızı ile topçu binbaşı Sami’nin vatanperverlik öyküsünü anlatır. Kenter, bu filmde büyükanne rolüyle sinemaya ilk adımını atmıştır.

2#

Kalp hastası bir büyükanne, torununu görme umuduyla yaşar. Kocası, onu mutlu etmek için torununun ağzından mektuplar yazar, sonunda ise sahte bir torunu eve getirir. Büyükanne gerçeği bilse de sessiz kalır. Torununu uğurlarken, “Anlamadılar, ayakta durabildim. İçten ölmüş, ayakta duran bir ağaç gibi!” der. İspanyol yazar Alejandro Casona’nın eserinden uyarlanan film, 1964’te Memduh Ün yönetmenliğinde, Safa Önal’ın senaryosuyla çekilmiş ve Yıldız Kenter’e aynı yıl Altın Portakal’da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandırmıştır.

3#

“Bu gidişle biz n’olacağız? Bir çare bulunsa da tekrar birleşebilseydik…” diye yazar mektubunda Ümran rolündeki Yıldız Kenter, kocası Ferit’i canlandıran Cüneyt Gökçer’e. Tiyatro sahnesinin iki ustası, 1967’de beyaz perdede buluşur. Ertem Eğilmez’in yönettiği, senaryosunu Sadık Şendil’in yazdığı siyah-beyaz filmde, tüm çocuklarını evlendirmiş bir çifti canlandırırlar. Çocuklarına destek olmak için evlerini satıp ayrı ayrı çocuklarının yanında yaşamaya başlayan çift, onların ilgisizliği karşısında derinden sarsılır. Kenter ve Gökçer’in yürek burkan performansıyla film, adı gibi gözleri yaşla bırakır.

4#

Lütfi Ömer Akad yönetmenliğindeki 1971 yapımı Anneler ve Kızları filmi, İstanbul’da hayata tutunmaya çalışan kadınların hikâyesini anlatır. Fatma (Yıldız Kenter), kocasının ölümünden sonra küçük kızıyla birlikte köyden şehre gelir ve sokakta kalır. Neşe (Neşe Karaböcek), kıt kanaat geçinmesine rağmen Fatma ve kızı Iraz’ı evine alır. Zorluklar, Neşe’nin şarkıcılık kariyerinin yükselişiyle hafifler; ancak büyüyen kızlarla ilişkiler giderek gerilir. Fatma ve Iraz üzerinden köyden kente göçün, sınıfsal ve kültürel değişimin insan hayatına etkileri güçlü bir oyunculukla beyaz perdeye taşınır. Özellikle kızına duyduğu sevgi ve filmin sonundaki yaşama vedası, izleyicide boğazı düğümleyen bir etki bırakır.

5#

Yönetmenliğini Yücel Çakmaklı’nın üstlendiği 1974 yapımı Kızım Ayşe filminde Yıldız Kenter, bu kez fakir köylü kadını Huriye Bacı olarak karşımıza çıkar. Kocasını doktorsuzluktan kaybeden Huriye Bacı’nın tek dileği, kızı Ayşe’nin (Necla Nazır) doktor olduğunu görmektir. Bu uğurda köyden kente taşınır, yaşam mücadelesine göğüs gerer. Kızını okutmak için her türlü fedakârlığı yapan bir annenin hikâyesi, Kenter’in sade ama derin oyunculuğuyla yürek burkar.

BENZER İÇERİKLER