Nasır el-Mülk Camii, İran’ın Şiraz kentinde bulunuyor. Kaçar Hanedanlığı Dönemi’nde inşa edilen bu yapının eşsiz özellikleri yazımızda…
Pembeye çalan duvarları sebebiyle Pembe Camii olarak da adlandırılan caminin içerisinde işlemeler, süslemeler ve rengârenk ışık oyunları ilk göze çarpan detaylar. Olağanüstü mimarisinin altında yatan özellikler arasında dış cepheye uygulanan fayans işçiliği de bulunuyor.
Toplam alanı 2890 m2 olan caminin pencerelerindeki cam işçiliğini görmek için her yıl dünyanın farklı bölgelerinden binlerce insan ziyarete geliyor.
Gün doğumu ile hayat bulan renkler, camiye vuran güneş ışığının açısına göre her saat diliminde farklı bir görüntü oluşturuyor. Zemin, duvarlar, kemerler ve yükselen kuleler; caminin mimarları Muhammed Hasan ve Muhammed Rıza Kaşi Pazi Şirazi’nin geniş renkli vitray camları içbükey uygulaması sayesinde yapının tamamı rengârenk görünüyor.
Caminin tavan kısmında ise tezhip ile işlenmiş Kur’an’dan ayetler yer alıyor. İslami yapılarda ender olarak karşımıza çıkan renkliliği, Mescid-i Aksa ve Sultanahmet Camii’nde de görmek mümkün.
Çok yönlü bir geometri ile sanat ve bilimin iç içe geçtiği caminin güney cephesinde yer alan küçük vitraylar, güneş ışığını âdeta bir resim gibi mekânın içine yansıtıyor ve bu ışıklar sadece sabah ezanı esnasında kendini gösteriyor. Öğleden sonra bu ışıkları görmek imkânsız.
Farklı vitray işlemeleri ve göz alıcı kusursuzluktaki mozaik motifleri ile cami, olağanüstü bir mekân algısı oluşturuyor. Bu renkli cam sanatının etkilerini Orta Doğu boyunca tüm Anadolu’da görebilmek mümkün. Bir zamanlar Osmanlı hâkimiyetinde olan İran’daki bu cam sanatını özellikle İznik çinileri ve Kütahya seramiklerinde de sıkça görüyoruz.