St. Petersburg, tarihî ve mimarî dokusuyla Rusya’nın en önemli şehirlerinden biridir. Gelin, bu görkemli şehir hakkında bilgilere birlikte göz atalım.
St. Petersburg, 16 Mayıs 1703’te Büyük Petro’nun İsveç ile uzun süren bir savaşı kazanması sonrasında Neva Nehri’ni ele geçirmesiyle kurulur. Rusya’nın güneybatısında, Baltık Denizi’nin kıyısındaki bu şehrin tamamı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir. Neva Nehri’nde 42 adadan oluşan, 55 nehir ve 500’ü aşkın köprüsü ile St. Petersburg, Kuzeyin Venedik’i olarak anılıyor.
Stalin’in yönetimindeyken Rusya tarafından kaderine terk edilen şehir, Eylül 1941 ile Ocak 1944 yılları arasında yaklaşık 900 gün boyunca Alman kuvvetleri tarafından kuşatılmıştır. Bu süreçte 800.000 civarı kayıp vermiş, birçok kişinin soğuk ve açlıktan ölmüş olmasına karşın şehir ele geçirilememiştir.
Peter ve Paul Kalesi, İtalyan kökenli İsviçreli Mimar Domenico Trezzini tarafından şehrin kuruluşundan sonra özel olarak tasarlanır. 2003 yılında 300. yıl dönümü için St. Petersburg’da birçok köşk ve saray restore edilir. 4000 heykel, 36 tarihi ve görkemli yapı, 221 müze, 2000 kütüphane, 45 sanat galerisi, 80 tiyatro ve 62 sinema salonu ile şehir, âdeta Rusya’nın kültür başkentidir.
St. Petersburg, Helsinki ve Finlandiya’ya başkent Moskova’dan daha yakındır. Batı Avrupa şehirleri örnek alınarak inşa edildiğinden Rusların geleneksel soğan biçimli kubbeli mimarilerine nadir rastlanır. Fakat “Voskresenia Khristova Kilisesi” buna uymayan nadir yapılardan biridir. Kilise, Moskova’da bulunan Kızıl Meydan’daki “Basil Katedrali” örnek alınarak inşa edilmiştir.
St. Petersburg, Dostoyevski ve Puşkin’in de şehridir. İki yazar farklı dönemlerde esir düştükten sonra St. Petersburg’da yaşamayı tercih etmiştir. Dostoyevski, Beyaz Geceler kitabını burada kaleme almış, Puşkin’in ölümüne neden olan düello yine bu şehirde gerçekleşmiştir. 1836 kışında, Puşkin’i karalamak amacıyla eşi Natalya ile ilgili iftirada bulunan ve karısının Çar ile ilişkisi olduğu haberini yayan Dantes’i düelloya çağıran Puşkin, karnından yaralanmış ve iki gün sonra da vefat etmiştir.
Şehrin en işlek noktası Nevsky, gösterişli sokakları ve büyüleyici mimarisinin yanı sıra “beyaz geceleri” ile ünlüdür. Coğrafi konumundan dolayı mayıstan temmuz sonuna kadar 18 saat gündüzün yaşandığı şehir, bu özelliği nedeniyle “beyaz geceler” olarak anılır.
Tarihi ve sanatsal yapıları ile St. Petersburg, 3 milyondan fazla eser bulunan dünyanın en büyük ikinci sanat müzesi olan Hermitage’e de ev sahipliği yapmaktadır. “Saray Meydanı” ve alanın ortasındaki “Alexander Sütunu” da turistlerin ilgisini çeken önemli yapılardandır.