Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
21145
post-template-default,single,single-post,postid-21145,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

YAZININ EN ESKİ DOSTLARINDAN MÜREKKEP HAKKINDA BİLGİLER

“Mürekkep yalamış” deyiminin okumuş, eğitimli, görgülü kişiler için kullanıldığını biliyoruz, peki ya bu deyimin nasıl ortaya çıktığını daha önce duymuş muydunuz? Hemen anlatalım… Eskiden kalem yerine kullanılan diviti mürekkebe batırarak yazı yazan kişiler, divitin ucunda mürekkep bittiğinde hafifçe dillerine dokundurur, divitin ucunda az da olsa kalan mürekkebin çözünmesini sağlar ve yazmaya devam ederlermiş. Burada amaç, yapımı zahmetli olan mürekkebi son zerresine kadar kullanmakmış. Dilleri mürekkep olan bu kişileri görenler de mürekkep yalamış derlermiş. Doğal olarak bu durum yazan, ilimle uğraşan kişilerle ilişkilendirilmiş ve anlam açısından bir miktar da olsa dönüşerek günümüze kadar gelmiş. Yazının en eski araçlarından olan mürekkep sayfamızın konuğu.

1#
2#
3#
4#
5#
6#
7#

 4,361 okunma

Derya Ülkar