Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
25809
post-template-default,single,single-post,postid-25809,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

KIŞ İLE İLGİLİ YEDİ ŞİİR

Kış mevsimi her ne kadar hüznün mevsimi olarak anılsa da aslında yenilenmenin, yeniden doğuşun mevsimidir. Eski seneyi geride bırakıp yeni hayallere yelken açtığımız mevsimdir kış. Yeryüzünün temizlendiği, toprak ananın tohumlarını dört bir yana saçtığı mevsimdir. Kış mevsimi ile ilgili pek çok şair de duygularını kaleme almış, hislerini ifade etmiştir. Gelin yedi şairimizin dizelerinden kış mevsiminin oluşturduğu hisleri beraber okuyalım.

1#

Neden bu kadar kar, bu kadar yıl, bu kadar yağış?

Bu kadar uzaklardan nedir bu kadar gelen?

Bir uzun çan kulesi bembeyaz Samatya’da

Bir oğlan bir martıyla upuzun seviştiğinden

Yaslı bir kadın gibi gözleri kendine bakan,

Kendine baktıkça da çocukları olan hüzünden.

 

Belki bir söz yığını, yıllar var konuşulmamış,

Çıkarlar kar yangını her biri duyduğu yerden,

Yüzleri, saçlarıyla, bir de gözbebekleri,

Asılırlar boşluğa çocuksu seslerinden,

Birtakım dünyalarla önce ve güzel

Kış güneşi, sarmaşık, kim ne anlıyor sanki ölümden?

 

O yanık ikindiler, sonrasız loş gecelerden,

Üstlerinde bir sürü çocuk gözleri.

Tutuşurlar ne zaman karların ateşinden

Bir ölüm kadar şaştığımız onlar ve kendileri

Yani bu dünyanın en yılgın havarileri

Orada çan kulesi bembeyaz öldüğünden…

2#

Ne güzeldi o kış bahçesinde

Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu

Sana bir bahar hazırlamak için.

 

Dallar, filizler, eski masal dilberleri gibi

Hüzne ve hülyaya gömülmüş

Doğmamış çocuklara

Ninni söylüyorlardı sanki…

Ana rahmi gibi sıcak ve yüklü idi hava

İyi mayalanmış hamur gibi

Gizli nabızlarla atıyordu toprak

 

Belli ki çok derinlerde

Oluşun ışık sızmaz mahzenlerinde

Bir şeyler oluyordu, bir şeyler karanlık

Gecede yıldızlar arasında

Olup biten şeylere benzer;

Şimşekler çakıyordu mavi, berrak

Kandan daha kırmızı, beyazdan daha sessiz

Mordan daha hiddetli,

Üst üste fecirler gibi hazırlanıyordu,

Gülün sevinci, menekşenin kederi.

Bu sevinçle yüklüydü hava,

Geleceğin kapısında el ele vermiş

Gülümsüyordu her şey.

3#

Dinmiş denizin şarkısı, rüzgâr uyumakta,

Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı

Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta,

Mazi gibi sislenmiş Emirgân Çınaraltı.

 

Can verdi kışın sunduğu taslarla zehirden

Her gonca kızıl bir gül açarken yolumuzda,

Üstündeki son dallar ağarmış diye birden

Pas tuttu bu akşam suların rengi havuzda.

 

Yerlerde gezen hatıralar var korulukta;

Yapraklar, atılmış nice mektuplara eştir.

Mehtaba çalan sapsarı benziyle, ufukta,

Binlerce dalın verdiği tek meyve güneştir.

 

İçlenme tabiattaki yekpare kederden,

Yas tutma, dağılmış diye kuşlarla çiçekler.

Onlar dönecektir yine gittikleri yerden,

Onlarla giden günlerimiz dönmeyecekler…

4#

Bir kış göğü gibi o saat alçalır ölüm,
Yalnız işitme duyusu kalır ortada.
Asya kentleri yürür dururlar,
Höyükler burnumda hızma.

Uzakta dev bir damla:Pırıl pırıl Pencap!
Tabanlarından kayıp duran sütunlar
Yitmiş bir geleceğin işaret parmakları:
Horasan uykusuna havlayan köpekler, Buhara.

Uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

5#

Prenses Zinia’ya

 

Uzun rüzgârlar karanlığın dalgın sansarları

Atlayıp dağıtırlar telaşlarıyla ürperen karları

Sihirli bir lambadır bardaktaki güller gecede

 

Yıldızlar donmuş göllere düşen buz billurları

Düşten geyikler kudurtur kızıl buğulu kurtları

Bir ulumadır kanlı/açlıkları uzar gecede

 

Dum

……….

……….

6#

Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
Düşmanlarımız dışında
Düşmanlarımız çünkü
Sevgiyi yok ettikleri için
Düşmanımız oldular
Beyaz ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif yüreğiyle
Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.
Uzaktaki şehir
Uykuya dalmıştır şimdi.

……………

7#

Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın
Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın
Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip gider
Her affın içinde bir intikam gelip gider
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın
Ben bu şiiri yazdım aşık çeşidi
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
Ruhum seni düşününce ışıdı
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

 10,163 okunma

Derya Ülkar