Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
25751
post-template-default,single,single-post,postid-25751,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

IŞIK SAÇAN CANLILAR

Gezegenimizi milyonlarca farklı canlı türü ile paylaşıyoruz. Keşfedilmeyi bekleyen okyanuslar, büyük yağmur ormanları ve uçsuz bucaksız dağların zirveleri gelişen teknolojilerle daha da bilinebilir hâle geldikçe yeni yaşam formları ile karşılaşıyoruz. Biyolüminesans türlerin çoğu da işte bu bahsettiğimiz, henüz 100 yıldır bilinen canlılar arasında. Vücutlarındaki kimyasal tepkime ile ışık ürettikleri gibi, yaşamı paylaştıkları simbiyoz ilişki neticesinde de ışık yayan bu canlıların en ilginç yedi tanesini yazımızda okuyabilirsiniz.

1#

“Coronate Medusa” olarak da bilinen Atolla denizanası dünyadaki tüm okyanuslarda yaşar. Rengi koyu kırmızı olan bu tür, tehlike anında dış kenarında kırmızı renkli polis sirenini andıran dairesel hareketli ışık yayarken, tepe bölümünde mavi ışık dalgasıyla tepkisini gösterir. DNA’sına işlenmiş bu yetenek ile okyanusun derin ve karanlık sularında ışık saçan Atolla denizanası, 13 santimetreyi bulan cüssesine rağmen gezegenimizin en ilginç canlılarından bir tanesi…

2#

Kısa kuyruğu ile alışageldiğimiz mürekkep balıklarından farklı olan Hawai mürekkep balığını diğer yakın akrabalarından ayıran en önemli özelliği okyanusun karanlık sularında yaydığı ışığı… Vibrio fischeri denilen bir bakteri ile simbiyoz ilişkisi sayesinde ışık yayan Hawai mürekkep balıkları aynı zamanda diğer canlıların yerini algılayabilen bir haritalama sistemine de sahip. Kıyıya yakın sığ sularda yaşayan tür, gece avlanır ve bedenindeki ışık yayan bakteri sayesinde gölgesi zemine düşmez, bu da av sırasında avantaj sağlar.

3#

Yaydığı yeşil ve mavi ışık ile derin denizlerin en ilginç canlılarından olan “Bathocyroe Fosteri”, Atlantik Okyanusu yakınlarında bol miktarda bulunur. Boyu 5 cm olan bu canlı, narin de olsa mavi ve yeşil ışık yayar. Biyolüminesans olan bu canlı şeffaf bir bedene sahip ve okyanusun derinliklerinde kurbağa sıçrayışına benzer hareketle loblarını birbirine çarpıştırarak hareket eder.

4#

Karanlık derin denizlerde yaşayan fener balığı, yüzüne doğru sarkan feneri ile karanlıkta ışık saçarak ufak balıkları avlayarak beslenir. Bu ilginç balık, Türkiye’de Karadeniz hariç tüm denizlerde yaşar ve tadının lezzetli olmasından ötürü balıkçıların av listesinde yer alır. Atlas Okyanusu’nda da görülen fener balıklarının vücudu oldukça yassıdır. Büyük kafası ve dişleri ile korkutucu görüntüsü olan bu canlının sırtındaki dikenlerinden bir tanesi diğerlerinden daha uzundur ve ağzının önüne sarkar. Fener balığının ışık kaynağı bu dikenin ucunda bulunan bakteridir. 40 ile 60 cm arasında değişen büyüklükte olan fener balıkları üremek için dişi birey bulamadıklarında geçirdikleri metamorfoz ile dişiye dönüşür ve devasa boyutlara ulaşır.

5#

Deniz sularında özel olarak tasarlanmış mavi LED ışıklarına benzer ışık yayan noctiluca scintillans planktonu, yakamozda ışık üreten planktonların oluşturduğu etkileyici bir manzara oluşturur. Milyonlarca planktonun bir araya gelerek oluşturduğu bu eşsiz görüntünün dahası da var. Elinizi suya batırdığınızda teması hisseden bu canlılar ışıklarının elinizde bile yayılmasını sağlar.

6#

Bahar ve yaz aylarında çıkardıkları ses ve yanıp sönen ışığı ile biyolüminesans canlılar arasında çevremizde görmeye en alışık olduğumuz canlıların başında ateş böcekleri geliyor. Kısa aralıklarla yanıp sönerek ışık saçan bu tür, ışığının yanma-sönme ritmine göre erkek ve dişi bireyler arasında bir lisan oluşturur. Kimi araştırmacılar bu ışığın aynı zamanda bir savunma mekanizması olduğunu ve ateş böceğinin acımsı tadını avcılarına hatırlatmak için yaydığını belirtmiştir. Karın bölümlerinin son kısmında bulunan organından ışık yayan ateş böceklerinin yaydığı ışık, bu bölümdeki oksijenin yavaş yavaş oksitlenmesiyle ortaya çıkan kimyasal enerjinin ışığa dönüşmesiyle oluşur.

7#

Mycena lux-coeli mantarı Japonya’nın Wakayama bölgesinde yaşar ve yağmurdan sonra ortaya çıkar. Büyürken yeşil renkli ışık saçan bu biyolüminesan mantar türü, ilk olarak 1954 yılında keşfedilmiş. Chinquapin cinsi bir meşe ağacının üzerinde yetişen bu mantarların şapka bölümlerinin çapı 2 santimetreyi buluyor ve ufak olmalarına rağmen bir arada oluşturdukları görüntü ışık şölenine dönüşüyor.

 380 okunma

Derya Ülkar