Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
9536
post-template-default,single,single-post,postid-9536,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

8 Madde ile Dünyanın Gönlünü Çelen Adam Cüneyt Arkın

Yaşamında 80. yılı geride bırakan Fahrettin Cüreklibatur, Cüneyt Arkın adıyla tam yarım asırdır hayatımızda… “Ailemizden biri” klişesi ise hala bu gibi durumları en iyi anlatan tanımlama… İnsanımızda, tesadüfen karşılaşsa sarılmadan yoluna devam edemeyecek kadar samimi duygular uyandıran sinema emekçimiz, 8 madde ile huzurlarınızda…

1#

Söylemekten çekinmeyelim, her şeyden önce artist gibi bir artistimizdir Cüneyt Arkın. 70’li yıllardaki filmlerine bakınca önce yeşil gözleri ve müstehzi gülüşü olmak üzere, fiziği ile dikkatinizi çeker. Kaldı ki 1963 yılında Artist isimli derginin düzenlediği sinema artisti yarışmasında birinci olmuş ve oyunculuk hayatı bu yarışmanın ardından Gurbet Kuşları ile başlamıştır.

2#

Buna karşılık gönüllerimize bir Malkoçoğlu, bir Battal Gazi, bir Kara Murat olarak tahtını kurmuştur. Kurgulanmış bir filmi değil de tarihsel bir belgeseli seyrediyormuşçasına gururlandığımız dakikalar yaşatmıştır hepimize… Surların tepesinden atlayıp bir grup düşman askeri “bovling” topu gibi dağıttığında, tek seferde en az dört ok atıp her biriyle hedefi 12’den vurduğunda hiçbirimizi şaşırtmaz sadece heyecanlandırırdı. Gözleri dağlandığında bile hedefi şaşırmayan bu fantastik kahramanı bizi gerçeğin ötesine götürdüğü için bu kadar severdik belki de.

3#

“Uçan tekme” ifadesini jargona Uzakdoğulu oyuncular mı yoksa Cüneyt Arkın filmleri mi kazandırdı bilmiyoruz ama kimi çocukların film biter bitmez gördüklerini uygulama gayretlerinin evleri bir süre karıştırdığına tanık olmuşluğumuz var. Cüneyt Arkın o rollerin hakkını verebilmek için Medrano Sirki’nde altı ay ücretsiz çalışmış, bu arada akrobasi eğitimi almıştı. Karate ve at binmede uzman sporcuydu.

4#

400’e yakın filmde rol aldı ki saymakla bitmez. Ama bu sırada filmografisi gibi başka bir liste daha oluşmuştu hayatında. Çekimler sırasında attan düşmüş, omuzu, boyun omurları ezilmiş, dört kaburgası, el ve bilek kemiği kırılmış, kaşı yarılmış, omuzu çıkmış, felç tehlikesi atlatmış, Malkoçoğlu çekiminde yaşadığı kaza yüzünden bir hafta komada kalmıştı. Bir dönem hayatımızı renklendiren o filmlerin, o sahnelerin bize ulaşması için, dublörü, sigortası, hiçbir güvencesi olmadan kendi deyimiyle canını hiçe saymış, gerçek bir sinema emekçisiydi Cüneyt Arkın.

5#

“Hoşça kal, düşman beldenin yaman güzeli.” Replikten de anlayacağınız gibi aktörümüz cengâverliğinin yanı sıra Bizans sarayına girdiğinde bile mutlaka bir güzelin kalbini çalarak çıkan bir gönülçelendi.

6#

İtalya’da John Arkin olarak tanındı, James Bond’da rol alması için teklif aldı, İran’da kadınların ilgi odağıydı. Sadece avantür değil komedi ya da toplumsal içerikli çok sayıda filmde de rol aldı. Dublaj sanatçısından kaynaklanan ve koca bir ülkenin diline düşen “N’ayır… N’olamaz…” kalıbı en çok onunla anıldı.

7#

Cüneyt Arkın’ın tıp okuduğunu hepimiz biliriz ama şu bilgiyi çoğumuz daha önce duymamış olabiliriz: Oyunculuktan önce edebiyata ilgisi vardı. Çok beğenilen öyküler, şiirler yazardı. Hatta öykülerinin yayınlanması için Cemal Süreya’ya vermiş o da Pazar Postası’nda yayınlanması için Muzaffer Erdost’a göndermişti. İlgilendiği başka bir sanat dalı da resim oldu, bu alanda sergi açacak kadar güzel eserler üretti. Anlayacağınız, o vurdulu kırdılı rollerin arkasında sakladığı ruh, ince, çok inceydi.

8#

Onu ilk keşfeden kişi usta yönetmen Halit Refiğ olmuştu. Eskişehir 1. Hava Üssü’ndeki bir film çekimi sırasında subay kıyafetleri içindeki yakışıklı dikkatini çekmiş, genç adam askerliğini bitirip yanına geldiğinde ona Gurbet Kuşları’nda rol vermişti. Ardından başka filmlerde de birlikte çalıştılar. Yıllar geçtikten sonra ünlü yönetmen düşüncelerini şu sözlerle ortaya koydu: “Cüneyt Arkın benim için, değeri ancak John Wayne, Burt Lancaster, Toshiro Mifune ve Alain Delon ile kıyaslanabilecek, Türk sinema tarihindeki en önemli ve başka benzeri bulunmayan bir sinema oyuncusudur.

akin aksoy