Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
21598
post-template-default,single,single-post,postid-21598,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

DUT YAPRAĞI AÇTI SOYUN, DÖKTÜ GİYİN

Anadolu’ya 12. yüzyılda gelen ve yüzyıllardır topraklarımızda yetişen dut, dört başı mamur meyvelerden biridir. Lezzet desen lezzet, şifa desen şifa, ağacı desen sıcak yaz aylarında tam bir gölgelik. Ne var ki olgunlaşan dutları toplamak biraz zahmetli. Daha doğrusu tek tek toplamaya kalkarsanız altından kalkamayacağınız bir iş. Nedeni de çabucacık ezilip zarar gören bir meyve olması. Atalarımız çareyi ağacın altına temiz büyük bir bez germek suretiyle dalları silkelemekte bulmuş. Oldukça akıllıca olan bu yöntemde daha çok meyve toplanırken daha az meyve ziyan oluyor. Ve yine atalarımız şöyle demiş: Dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin. Bir taraftan da mevsim habercisi olan bu meyveyi yaz girerken bol bol yemeyi ihmal etmeyin.

1#
2#
3#
4#
5#
6#
7#
Derya Ülkar