Dünyanın En Renkli Sokakları
Dünyanın dört bir yanındaki renkli sokaklar, sadece binaların değil, şehirlerin ruhunun da yansıması. Fotoğraf karelerinde bile içimizi ısıtan bu sokaklar yazımızda.

Fatih’in kalbi Balat’ta cami, kilise ve sinagogların yan yana yükselmesi, semtin çok sesli ve köklü yapısını her adımda hissettiriyor. Arnavut kaldırımlı sokaklara girdiğinizde sizi karşılayan dik yokuşlar ve yan yana dizilmiş rengârenk evler, her köşe başında fotoğraf çekenlerle de birleşince semti âdeta devasa bir açık hava platosuna dönüştürüyor.

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in güneyinde yer alan ve adını İspanyolca “ağız” anlamına gelen “boca” kelimesinden alan La Boca Mahallesi, rengârenk evleriyle dikkat çekiyor. Mahallenin en ünlü sokağı Caminito ise bu canlı görünümün en yoğun hissedildiği yerlerden biri. Bu yapılar, 19. yüzyılda Cenova’dan gelen göçmenlerin çinko levhalardan yaptıkları evleri limandan kalan boyalarla gelişigüzel boyamasıyla ortaya çıkıyor. Çoğu liman kıyısında bulunan bu renkli evler bugün hâlâ korunuyor.

Güney Afrika’nın en büyük şehri Cape Town’ın Bo-Kaap Mahallesi, renkli evleri, kültürel dokusu ve doğal güzellikleri ile görülecek yerlerden biri. Hikâyesi de sokakları kadar etkileyici. 1760’larda Jan de Waal tarafından kurulan mahalle, Hollandalıların Cape Malay köleleri için inşa ettiği küçük evlerle şekilleniyor. Güneydoğu Asya’dan getirilen ve büyük ölçüde Müslüman olan mahalle halkı, 1834’te köleliğin kaldırılması ile özgürlüklerinin bir ifadesi olarak evlerini parlak renklerle boyamayı tercih ediyor. İşte bu değişim, özgürlüğün sokaklara taşan ilk izlerini o günden bugüne yaşatıyor.

Águeda’nın sokakları, yaz aylarında sıcaklık arttıkça “Şemsiye Gökyüzü Projesi” ile bambaşka bir görünüme bürünüyor. 2010’ların başında Ágitagueda Sanat Festivali kapsamında başlatılan bu uygulamada, yüzlerce renkli şemsiye dar sokakların üzerine asılarak yayalara hem gölge sağlıyor hem de sokakları canlı ve renkli bir açık hava galerisine dönüştürüyor. Kısa sürede dünya çapında ün kazanan şemsiyeli sokaklar, Portekiz’e gelen ziyaretçilerin ve yerel halkın en çok uğradığı yerlerden.

Colmar, renkli ahşap evleri ve zamanın dokunmadığı izlenimi veren sokaklarıyla Avrupa’nın en dikkat çekici yerlerinden biri olarak adından söz ettiriyor. Colmar’ın en bilinen bölgesi, adı Venedik’ten gelen La Petite Venise. Mahalle, rengârenk evleri ve aralarından geçen kanallarıyla Lauch Nehri boyunca birbirinden etkileyici manzaralar oluşturuyor. Eski şehir merkezi ise Arnavut kaldırımlı sokakları, süslü pastaneleri ve 17. ile 18. yüzyıldan kalan yapılarıyla öne çıkıyor. ÖzellikleTanner’s District (Dericiler Sokağı), Colmar’ın en fotojenik ve mimari açıdan etkileyici sokaklarından biri olarak kabul ediliyor.

İsviçre’nin Brienz köyünde yer alan Brunngasse, masalsı ve romantik bir sokak olarak biliniyor. 18. yüzyıldan kalma dağ evlerinin pencerelerindeki rengârenk sardunyalar dikkat çekerken; kasabanın içinden uzanan iki katlı ahşap evler ardı ardına sıralanıyor ve Brienz’in geleneksel mimarisini yansıtıyor.

Mykonos, Yunanistan’ın güneyinde, Kiklad Adaları grubunda yer alıyor. Beyaz badanalı evleri ve kıvrılan Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla ünlü olan adanın sokakları, Kiklad mimarisiyle şekilleniyor ve gün batımında altın tonlarına bürünüyor. Sokaklarla bütünleşen deniz manzarası ise adanın her adımında göz kamaştırıyor.

Burano’nun sokakları yan yana dizilmiş rengârenk evlerle dolu. Renkler belediye tarafından özenle belirleniyor ve yan yana gelen evlerin renkleri birbiriyle aynı tonda olamıyor. Brandalar ve açık kapılara yerleştirilen sineklikler ise evlerin boyasıyla uyumlu şekilde düzenleniyor, bu sayede sokaklar canlı bir tablo görünümüne bürünüyor. Rivayete göre bu renkli boyama geleneği, balıkçıların sisli günlerde evlerini uzaktan görebilmesi için başlamış.
Dünyanın dört bir yanındaki bu renkli sokaklar, canlı renkleri ve özenle seçilmiş detaylarıyla her adımda yaşam enerjisini hissettiriyor.
113 okunma

