Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
20083
post-template-default,single,single-post,postid-20083,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

BİR NOSTALJİ NESNESİ: TAŞ PLAKLAR

Taş plak dendiği vakit akıllara gelen sanatçılar vardır, mesela büyüleyen sesiyle Safiye Ayla… En güzel bestelerin sahibi Selahattin Pınar ya da döneminin assolisti Hamiyet Yüceses. Duayen sanatçı Müzeyyen Senar ve tabii ki Sanat Güneşimiz Zeki Müren… Bu sanatçıların ortak özelliği elbette müziğimizin en değerli, güçlü sesleri olmalarıdır. Yine Mozart, Beethoven, Bach gibi dünyaca ünlü büyük klasik müzik bestecilerinin eserleri de dönemin orkestrasyonuyla taş plaklara kaydedilenler arasındadır. Ne mutlu ki eski dönemlere ait daha birçok sesin kaydı taş plaklar aracılığı ile nesilden nesile aktarılabilmiştir. Sizce de bu nostaljik nesneler bir saygı duruşunu hak etmiyor mu?

1#
2#
3#
4#
5#
6#
7#
8#
akin aksoy