Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
18597
post-template-default,single,single-post,postid-18597,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

ANTİK KENTTEN OTANTİK EVLERE MANİSA

Kültür ve Yaşam’da yaptığımız kısa şehir turları 81 ilimiz tamamlanana kadar devam edecek. Bu kez de sayfamıza Ege Bölgesi’nin göbeğine yerleşmiş güzel Manisa’yı taşıyoruz. Gediz Nehri’nin suladığı bu kadim şehrin doğasıyla da tarihiyle de söyleyecek çok sözü var ama dediğimiz gibi, bu tur 7 maddelik ve sadece 4,5 dakikalık…

1#

İzmir’den sonra Ege’nin en büyük ili olarak gösterilen Manisa, büyükşehir statüsünde bir ticaret merkezidir. Çoğunluğu Balkan göçmenlerinden oluşan Saruhanlı ilçesi, üzümü, zeytini ve hasat festivalleriyle öne çıkan Akhisar ilçesi, 17. yüzyıldan bu yana Anadolu’nun halı üretim merkezlerinden olan Gördes, antik kentlerin izleriyle dolu Kırkağaç, şehrin 17 ilçesinden sadece birkaçı.

2#

Salihli ilçesinde bulunan Sardes veya Sardis Antik Kenti Lidya devletine başkentlik yaptığı dönemlerde dünyanın en önemli yerleşimlerinden biriymiş. “Karun kadar zengin” sözünü söyleten Karun’un Sardesli olduğunu söyleyelim siz anlayın. Büyük oranda korunmuş bir tapınak, kraliyet mezarları, akropol, gymnasium (spor eğitimi veren okul), hamam gibi yapılar Sardes’in alametifarikaları arasında.

3#

Volkanik dağları nedeniyle Antik dönemdeki adı Katakekaumene yani Yanık Yöre olan Kula ilçesi, antik zamanlardan ziyade yakın tarihimizden izler taşıyan evleriyle ünlü. Ahşap kapıları, cumbaları, avlusu ve hatta mahzenleriyle dikkat çeken bu evlerden ziyarete açık olanlar otantik dekorasyonuyla uyum içinde. Osmanlı mimarisini günümüze ulaştıran birkaç yüzyıllık evler dönemin sosyal yaşamıyla ilgili bilgileri de bugüne taşıyor.

4#

Şehrin merkezinde inşa edilmiş tarihi yapılardan Muradiye Camii adını III. Murat’tan alıyor. 1583-1592 yılları arasında inşa edilen ibadethane aslında medrese, çeşme, imarethane ve dükkanların da dahil olduğu Mimar Sinan projesi bir külliye imiş. Günümüzde medrese ve imaret bölümleri müze olarak kullanılırken, avluda yer alan 1812 tarihli kütüphane Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet vermekte.

5#

Spil Dağı endemik bitkilerin, yılkı atlarının, Ağlayan Kaya’nın, Sülüklü Göl’ün, mağaraların, kanyon vadilerin, ilginç şekillere bürünmüş kayaların sahibi olan, mitolojik hikâyelerin doğal güzellikleri ile yarıştığı, 1513 metre yüksekliğinde bir doğa harikası. 1968 yılında Milli Park statüsüyle halka açılan bölge trekking, foto safari, kuş gözlemciliği yapmak isteyenler için olağanüstü bir mekân.

6#

Ortasından Gediz Nehri’nin geçtiği, Salihli ilçesine bağlı Adala doğasıyla büyüleyen bir yerleşim. Bölgedeki en dikkat çekici oluşum ise binlerce yıl önce yanardağ patlamasıyla oluştuğu düşünülen Adala Kanyonu… 9 km’lik yürüyüş parkuru bulunan kanyonu geçmek, sonrasında Suuçtu Şelalesi, Kız Köprüsü ile Ölü Bedenler Gölü’nü görmek ve Gediz kıyısına kurulmuş alabalık tesislerinde yemek yemek Adala’da yapabilecekleriniz.

7#

Manisa mutfağı da özgün tatlarla dolu… Salkım salkım tüketmek isteyeceğiniz çekirdeksiz beyaz Sultaniye üzümü, meşhur Akhisar köftesi ya da Salihli’ye özgü şişe sarılarak yapılan odun köftesi, yapımı saatlerce süren Kula güveci gibi… Fakat adına her yıl festival düzenlenen ve Manisa deyince akıllara gelen tat elbette mesir macunu… Çeşitli baharatlar ve otlardan yapılan bu macun yüzyıllardır şifa aracı olarak kabul ediliyor.

 23 okunma

akin aksoy