Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
33949
post-template-default,single,single-post,postid-33949,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Canan Dağdeviren’in Çığır Açan İcatları

İcatlarıyla Harvard Üniversitesi Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı olan Canan Dağdeviren, ülkemizi gururlandırmaya devam ediyor. Yazımızda…

1#

1985 yılında İstanbul’da doğan Canan Dağdeviren, ilk ve ortaöğrenimini Kocaeli’nde tamamlar. Dedesinin 28 yaşında kalp yetmezliğinden vefat ettiğini öğrenmesi hayatında belirleyici bir yer tutar. Bu yaşa gelmeden kalp hastaları için bir şeyler yapacağına dair kendine söz verir ve bu hedef, ilerleyen süreçte çalışmalarının temel motivasyonlarından biri olur. Üniversitede fizik okuma kararında ise babasının hediye ettiği Marie Curie’nin hayatını anlatan eser etkilidir.

2#

2007’de fizik mühendisliği bölümünden mezun olur. 2009’da yüksek lisans eğitimini tamamlar. Türkiye’de aldığı eğitim, onun teorik altyapısını güçlü biçimde şekillendirir; özellikle katı hâl fiziği alanında kendisini sağlam bir şekilde donattığını ifade eder. Aynı yıl yurt dışında doktora bursu kazanarak eğitimine başlar. Bu süreçte esnek, katlanabilir ve deri üstüne yapıştırılabilir/giyilebilir elektronik aletler üzerinde çalışmalar yürütür.

3#

Annesinin “Yüz kremlerinin gerçekten işe yarayıp yaramadığını ortaya çıkarabilecek bir alet yapabilir misin?” sorusu, Canan Dağdeviren’in çalışmalarında yeni bir kapı açar. Medikal teknoloji alanında geliştirdiği sistemle on saniyeden kısa sürede bulunduğu bölgenin hastalık haritasını çıkarabilen ve cilt kanseri gibi hastalıkların teşhisini kolaylaştıran bir cihaz tasarlar. Dövme gibi insan tenine yapıştırılabilen bu sistem, sensörleri sayesinde deri yüzeyindeki değişimleri algılar ve verileri elektronik bağlantılar aracılığıyla bilgisayara aktarır. Diğer bir çalışması ise Parkinson hastalarının tedavi süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen beyin iğnesidir. Parkinson tedavisinde kullanılan ilaçların doğrudan beyne daha kontrollü biçimde ulaştırılmasını sağlayan bu sistem, hastalarda görülen koordinasyon bozukluklarının azaltılmasına katkı sunmayı amaçlar.

4#

“Giyilebilir kalp pili”ni 28 yaşında tamamlayan Canan Dağdeviren, kalbe, akciğere ve diyaframa yapıştırılabilen bu esnek sistemle mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürmeyi başarır. Günümüzde kullanılan kalp pillerinin ömrü genellikle beş ila yedi yıl arasında değişir ve pil tükendiğinde tüm sistemin riskli bir operasyonla değiştirilmesi gerekir. Dağdeviren’in geliştirdiği bu sistem ise kalp, akciğer ve diyaframın hareketinden elde edilen enerjiyle cihazın ihtiyaç duyduğu elektriği kendi üretmesini sağlar. Bu buluşu onun için hem tıbbi hem de kişisel olarak ayrı bir anlam taşır. Böylece beş yaşında kendine verdiği “28 yaşına gelmeden kalp hastaları için bir şeyler yapma” sözünü yerine getirmiş olur.

5#

Anneannesini ve teyzesini kanser nedeniyle kaybetmesi, Canan Dağdeviren’in çalışmalarına farklı bir yön verir. Bu süreçte ekibiyle birlikte “elektronik sütyen” projesi üzerinde çalışmaya başlar. Bu çalışma, erken teşhis için uzun süreli veri toplayarak kişiye özel sağlık takibini mümkün kılmayı hedefler. Ve tarihte bir ilk yaşanır: Dağdeviren, meme kanserinin erken teşhisi için geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını uzaya gönderen ilk bilim insanı olur.

6#

Canan Dağdeviren, Harvard Üniversitesi tarafından Genç Akademi üyeliğine (Junior Fellow) seçilen ilk Türk bilim insanı olur. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) çalışmalarını sürdürürken bu seçkin akademi programına kabul edilir. Başarıları bununla da sınırlı kalmaz; Forbes’un “30 Yaş Altı Bilim İnsanları Listesi”ne ve MIT Technology Review’nin “35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi”ne girer. Başvuru yapmadan MIT’den “LG Kariyer Geliştirme Profesörü” teklifi alır ve kabul ederek bu ünvanla çalışmalarını ABD’de sürdürür.

 

Canan Dağdeviren, MIT’teki laboratuvarında Anadolu ezgilerini öğrencilerine dinlettiğini ve kapısının bilime meraklı her kişiye açık olduğunu dile getirerek çalışmalarıyla hem bilim dünyasına hem de insanlığa katkı sunmayı sürdürüyor.

 203 okunma

Derya Ülkar