Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
21802
post-template-default,single,single-post,postid-21802,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

ANLARI GELECEĞE TAŞIYAN SİHİR: FOTOĞRAF MAKİNESİ

Bir aile fotoğrafınız olsun diye fotoğrafçı stüdyosunun yolunu tuttuğunuz oldu mu hiç? O dönemler basit de olsa bir fotoğraf makinesi sahibi olmanın ayrıcalık sayıldığı zamanlardı. Onun bir adım öncesinde de fotoğrafçının kafasını örtünün altına sokarak çekim yaptığı ayaklı makineler vardı… Tabii bunları ancak belli bir yaşın üstünde olanlar hatırlayabilir. Anları dondurup geleceğe taşıyan bu cihazların biçim ve teknik açıdan dönüşümleri üzerine bir kitap yazılabilir ama şu özet de nasıl yollardan geçildiğini anlamak için fikir verecektir.

1#

Farklı isimlerin yüzyıllar içinde gerçekleşen farklı buluşları fotoğraf makinesinin icadına uzanan süreci oluşturur ve bu 11. yüzyıla kadar uzanan bir süreçtir. Yine de fotoğraf makinesini kim icat etti dendiğinde Joseph Nicéphore Niépce’in adı bir adım öne çıkar. Fransız mucidin mikroskoptan aldığı bir mercek ve mücevher kutusu ile yaptığı ilkel cihaz, fotoğraf makinesinin atası kabul edilebilir. Nicéphore Niépce’in 8 saat gibi uzun bir sürede evinin penceresinden yakaladığı görüntü çekilen ilk fotoğrafı olarak tarihe geçer, yıl 1826’dır.

2#

Nicéphore Niépce ilk fotoğrafı çeker ama baskıdaki fotoğrafı daha kalıcı hale getirecek, renkleri netleştirecek bir makine için çalışmalarını tamamlayamadan hayatını kaybeder. Yarım kalan işini arkadaşı Louis Daguerre tamamlar ve sonraları adını alacak teknikle (dagerreyotipi) çok daha net bir fotoğraf çekmeyi başarır. “Sayın Baylar, doğa ışık aracılığıyla bir yüzeyin üzerine geçirildi” cümlesi, bu icatla ilgili olarak Fransız Bilimler Akademisi’nin 1839’daki yaptığı duyuru olur.

3#

Başlarda sadece siyah beyaz olan fotoğraflar 19. yüzyılın ortalarında renklenmeye başlar. İlk renkli fotoğraf Thomas Sutton tarafından, mavi, yeşil ve kırmızı filtreler kullanılarak çekilen ekose desenli kurdele olur. Bilinen ilk renkli manzara fotoğrafı ise Louis Arthur Ducos du Hauron tarafından 1877’de çekilen Aquilaine Agen Katedrali’dir. O zamanlar renkli fotoğraf da saatler hatta bazen günler gerektiren uzun pozlamalar sonrasında elde edilmekteydi.

4#

1888 yılında elde taşınabilir fotoğraf makinesini icat eden kişi George Eastman olur. Mucit ve aynı zamanda iş adamı olan Eastman, makaraya sarılmış filmlerle 10 poz çekebilen kutu makineleri piyasaya sürer. Satış ilanı “Düğmeye basın, gerisini bize bırakın” şeklindedir. Banyo ve baskı ücreti de satış fiyatının içindedir, yani satın alan kişi fotoğrafları çektikten sonra makinesini firmaya getirir, burada banyo işlemleri yapılır, sonrasında fotoğraf baskıları ve içine yeni film koyulmuş makinesini teslim alır. Fotoğrafın halk arasında yaygınlaşması da böylece gerçekleşir.

5#

İlk renkli fotoğraflar işin uzmanları tarafından 19. yüzyılda çekilmiştir ama 20. yüzyılda, renkli filmlerle çekim yapan fotoğraf makinelerini 1925 yılında piyasaya süren kişi yine George Eastman’ın sahibi olduğu firma olur. 1947’de ise anında çekim yapan, bilinen adıyla şipşak, diğer adıyla polaroid fotoğraf makineleri ortaya çıkar… Onun mucidi de Amerikalı Edwin Land’dir. 1963’e gelindiğinde siyah beyaz baskı yapan fotoğraf makinesinin yerini renkli çekebilen polaroid makineler alır.

6#

Körüklü fotoğraf makinelerinden elde taşınabilenlere derken 20. yüzyılın ortalarında dijital döneme gelinir. Bu dönem de elbette birdenbire ortaya çıkmaz, öncesi bulunan çalışmalar mühendis Steven Sasson ile yardımcıları tarafından geliştirilir ve 1975 yılında 3.6 kg ağırlığında bir dijital fotoğraf makinesi üretilir. Aslında daha önce Willis Adcock isimli mühendis tarafından bir patent başvurusu yapılmış ama patent alma konusunda başarıya ulaşılamamıştır.

7#

Tüm bu çalışmalar sonucunda hem hacim hem niteliksel olarak fotoğraf makineleri öyle bir aşamaya geldi ki artık su altında da uzayda da çekim yapabilen, galaksileri de gözle görmekte zorlanacağımız küçük canlıları da görüntüleyebilen fotoğraf makineleri bulunmakta. Üstelik 21. yüzyıl dünyasında cep telefonları sayesinde herkesin elinde bir fotoğraf makinesi var. Tek kare çekebilmek için 8 saat gereken zamanlardan saniyede birçok kare çekilebilen zamanlara geldik. Ve fotoğraf makinesinin gelişim süreci tüm hızıyla devam ediyor…

 341 okunma

Derya Ülkar