Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
9111
post-template-default,single,single-post,postid-9111,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

9 Madde ile Festival Gibi Bir Şehir: Adana

Nevi şahsına münhasır insan olur da şehir olmaz mı? Eğer o şehir Adana gibi bütün hücreleriyle yaşayan bir şehirse neden olmasın? Bırakın doğasını, mutfağını, insanını, havası bile şahsına münhasırdır Adana’nın, tabii bir o kadar da bize özgüdür. Bu listede belki bazılarını ilk defa duyacağınız güzellikleriyle 9 maddede sizi güneyin en sıcak ve içten diyarına götürüyoruz.

1#
şar

Adana denince aklımıza ilk düşenleri saymamız istense kaçımız bu listenin içine antik kentleri koyarız acaba? Oysa bu kadim şehir eskiden beri bilinen ya da yakın zamanda tespit edilmiş çok sayıda antik yapıyı barındırır ve meraklılarına farklı bir Adana rotası çizer. Anavarza, Misis, Sirkeli, Magarsos ve dahası… Fotoğrafta kalıntılarını gördüğünüz Şar Antik Kenti de Toros Dağları üzerinde kurularak günümüze kadar ulaşmayı başaranlardan bir tanesi…

2#

Şehir merkezinde eski mi eski bir mahalle Tepebağ… Modern zamanların Adanasında kurulan ilk yerleşim yerlerinden… Surlarla çevrili mahallenin kimi restorasyona alınmış kimi sırasını bekleyen, yaşı yüzyılı aşmış evleri ve konakları ise tarih ve nostalji severlerin ilgi odağında bulunuyor.

3#

James Bond serisi için kamera karşısına geçen Daniel Craig, Skyfall filminin bir sahnesinde Adana’daki Varda Köprüsü üzerinde görülüyor. O sahnenin ardından tarihi köprünün çok daha fazla ilgi gördüğünü inkâr edemeyiz. Rahatlıkla “anıtsal” olarak niteleyebileceğimiz köprü, Birinci Dünya Savaşı öncesinde İstanbul-Hicaz-Bağdat demiryolu projesi kapsamında Almanlar tarafından inşa edilmiş, bu nedenle Alman Köprüsü olarak da anılıyor.

4#

Adana’nın dillere destan, romanlara ilham olan sıcağını bilmeyen yoktur. Adana insanı kavurucu sıcaktan kurtulmak için dönem dönem yaratıcı çözümlere başvurur ama onlara en iyi çözümü yine şehrin kendisi sunar. Yaylalara gitmek gibi bir kanyonun eteklerinde yürümek de insan bünyesinde serinletici etki yaratır. Kapıkaya Kanyonu hem serinlemek hem bir doğa harikası görmek isteyenler için çok cazip bir oluşum. 200 metreyi bulan kayalıklar arasında yürümek ve 5,5 kilometrelik yürüyüş parkurunu geçerek Varda Köprüsü’ne ulaşmak sizi de farklı bir Adana ile tanıştırabilir.

5#

Seyhan Nehri üzerinde Roma Dönemi’nden kalma Taşköprü, 16. yüzyıldan kalan Ulu Camii, 32 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun saat kulesi olan Büyük Saat, Adana’nın güzellikleri saymakla bitmez. Ortaçağ’dan kalma Yılan Kale ise hem sapasağlam kalabilen mimari yapısı hem Ceyhan ovasını tepeden süzen konumu ile şaşırtıcı bir yapı.

6#
altın koza film karnavalı, adana

Adana, duayen isimler eliyle Türk Edebiyatı’na romanlar, öyküler veren, Türk Sineması’na oyuncular yetiştiren bereketli topraklara sahip bir kent. Hal böyle olunca ülkemizin en köklü film festivallerinden birine, bilinen adıyla Altın Koza resmi adıyla Uluslararası Adana Film Festivali’ne 1969 yılından beri her yıl ev sahipliği yapması da tesadüf değil elbette…

7#

Acısıyla tatlısıyla Adana dediğimizde ise çoğunuzun aklına duygular değil tadına doyamadığımız tatlar gelecektir. Tabii ki şehre özgü Adana kebap, mumbar ve şırdan gibi özel lezzetler İlk sırayı alır. Peki siz Adana’da Adana kebaba “kıyma” dendiğini, mumbar ve şırdanın sokaklardaki tezgahlardan yendiğini biliyor muydunuz? Ve bütün bu yiyeceklerin vazgeçilmez bir eşlikçisi vardır ki o da şalgam suyudur. Hatta sabah kahvaltısında, öğle ve akşam yemeğinde, ocakbaşında et ile her zaman her yerde baş tacı şalgam suyudur. Her konuda kendine has bir yanı olan Adana kahvaltı konusunda da bir fark yaratır. Gerçek bir Adanalı kahvaltıda yumurta yiyip portakal suyu içmez, paça çorbası, ciğer kebap, şalgam suyu ile güne başlar.

8#

Adana her ne kadar kebaplarıyla ünlü olsa da hem ismiyle hem cismiyle bir efsaneye dönüşen “bici bici” de pek meşhurdur. Buzun üzerine yerleştirilen muhallebi, gül şerbeti ve pudra şekeri ile tatlandırılır ve Adana’nın sıcağına deva olarak seyyar tezgâhlarda satılır.

9#

Her daim üreten doğası ve insanı, coğrafyası, bütün farklılıkları ile festival gibi bir şehirdir Adana. Bunu en iyi 2012’den beri her yıl düzenlenen Portakal Çiçeği Festivali’nde gözlemleyebilirsiniz. Portakalların çiçek açtığı Nisan ayında başlayan karnavalda Adana’nın şenlik sever yanı tüm ihtişamıyla ortaya çıkar. Festival boyunca düzenlenen sanat etkinlikleri, söyleşiler, gösteriler, hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından insanları Adana’ya çekmekte hiç ama hiç zorluk çekmez.

 95 okunma

akin aksoy