
YÜZLERCE YILLIK KİTAPLARIN ONARILDIĞI SÜLEYMANİYE KİTAP ŞİFAHANESİ
Kitaplar, sadece mürekkep ve kâğıttan ibaret değildir; onlar, geçmişin bilgisini, kültürünü ve ruhunu bugüne taşıyan sessiz tanıklardır. Ancak zamanın yıpratıcı etkileri, bu değerli mirasın gelecek nesillere aktarılmasını zorlaştırabilir. İşte tam da bu noktada devreye giren Süleymaniye Kitap Şifahanesi, yüzyıllardır bilgi hazinesi olarak korunan el yazmaları ve nadir eserleri yaşatma görevini üstleniyor. Geleneksel yöntemlerle modern konservasyon tekniklerini birleştiren Süleymaniye Kitap Şifahanesi, yalnızca kitapları onarmakla kalmıyor, aynı zamanda onları geleceğe güvenle aktarmak için dijitalleştiriyor. Bir kitap hastanesi niteliğindeki şifahane, ilim ve sanatın izlerini özenle koruyarak araştırmacılar ve tarih meraklıları için benzersiz bir kaynak sunmaya devam ediyor. Yazımızda Süleymaniye Kütüphanesi bünyesindeki kitap şifahanesini, eserlerin restorasyonu ve korunması için uygulanan özel teknikleri okuyabilirsiniz.

El yazması eserler, 1956 yılından itibaren Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi bünyesindeki “Cilt ve Patoloji Servisi”nde restore ediliyordu. Dönemin teknik imkânlarıyla uzun yıllar hizmet veren bu birim sayesinde, pek çok nadide el yazması eser yok olmaktan kurtarıldı. 2012 yılında bu görevi devralan Süleymaniye Kitap Şifahanesi, Mimar Sinan’ın inşa ettiği Süleymaniye Tıp Medresesi’nin tarihî binasında hizmet vermeye ve kitapları iyileştirmeye devam etmektedir.

Şifahanede; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Millet Yazma Eser Kütüphanesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Kütüphanesi, Ayasofya Müzesi ve Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi gibi çeşitli kurumlardan gelen yazma eserler restore ediliyor. 10. ile 12. yüzyıllara ait, tek nüsha el yazması kitaplar, risaleler ve belgelerin onarıldığı şifahanede; Osmanlı Dönemi ve öncesine ait nadir eserler ile matbaanın ilk dönemlerinde basılmış ve sınırlı sayıda bulunan kitaplar da titizlikle elden geçiriliyor. Ayrıca, Memlükler Dönemi’ne ait hattatlar tarafından yazılmış el yazması Kur’an-ı Kerim nüshaları da şifahanede yer alıyor. Klasik Türk edebiyatının önemli eserleri, şairlerin divanları ve mesnevileri ile tarih, coğrafya, tıp ve astronomi gibi alanlarda kaleme alınmış değerli el yazmaları; minyatür, tezhip ve hat sanatıyla süslenmiş nadide eserler konservasyon işlemleri sayesinde korunabiliyor.

Tarihî kitapların zarar görmüş ciltleri, geleneksel yöntemlerle onarılıyor. Orijinal materyale zarar vermemek adına doğal boyalar ve yapıştırıcılar tercih ediliyor. Koruma ve onarım süreci, kitapların böceklerden arındırılmasıyla başlıyor. Streç filme sarılarak -40 derecede 24 saat bekletilen eserler, bu işlemle larvalardan tamamen arındırılıyor. Ardından kitaplar, kurumun konservatörlerine dağıtılıyor. Eserin fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmaları belirlendikten sonra uygun konservasyon yöntemi seçiliyor ve eserin onarım sürecine dair bir yol haritası oluşturuluyor. Kullanılacak teknikler netleştirildikten sonra restorasyon işlemlerine geçiliyor.

Şifahanedeki onarım çalışmaları ve analizler, konservatörler, kimyagerler, biyologlar ve alanında uzman kişilerden oluşan bir ekip tarafından yürütülüyor. Her konservatör, kendisine verilen kitabın konservasyon sürecinin başından sonuna kadar sorumluluğunu üstleniyor. Kitabın yırtık sayfaları, küf, su lekeleri ve eksik parçaları gibi fiziksel durumu incelendikten sonra fotoğrafları çekiliyor ve ayrıntılı bir rapor hazırlanıyor. Sayfaları ve cildi tozdan ve kirden arındırmak için fırça ya da yumuşak vakum cihazları kullanılıyor. Eğer küf veya mantar oluşumu varsa, özel kimyasal çözeltilerle temizleniyor. Yırtık veya eksik sayfalar restorasyon kâğıtlarıyla onarılırken, asitlenme nedeniyle sararmış sayfalara asidik nötralizasyon işlemi uygulanıyor. Kitabın sırtı veya kapağı zarar görmüşse, orijinal malzemeye uygun şekilde restore ediliyor ya da yeni bir ciltleme yapılıyor. Klasik deri ciltli eserler, özel deri besleyicilerle onarılırken; modern kitaplar, uygun cilt kaplamaları ile güçlendiriliyor.

Restore edilen kitapların uzun ömürlü olabilmesi için, restorasyon sonrasında alınması gereken koruyucu önlemler büyük önem taşıyor. Özellikle nadir, antika ya da değerli kitapların zamanla yıpranmasını önlemek için belirli saklama ve bakım kurallarına uyulması gerekiyor. Bu doğrultuda, her bir kitap için alkali tampon içeren kartonlar kullanılarak özel kutular veya zarflar hazırlanıyor ve eserler bu koruyucu ambalajlarda ilgili kütüphanelere teslim ediliyor.

Her biri birer “yaşayan tarih” olan kitaplar, depreme ve yangına dayanıklı özel depolarda özenle muhafaza ediliyor. Zamanın yıpratıcı etkilerine karşı koruma altına alınan bu eserler, titizlikle restore edildikten sonra araştırmacıların ve meraklıların erişimine sunuluyor. Ayrıca, bilgiye erişimi kolaylaştırmak ve bu kültürel mirası gelecek nesillere güvenle aktarabilmek amacıyla dijitalleştirme çalışmaları da büyük bir hassasiyetle yürütülüyor.
92 okunma