Tarihin En Eski Kütüphaneleri
Antik Çağ kütüphaneleri, medeniyetlerin bilgi ve kültür hazinelerini topladığı merkezlerdi. Tarihe ışık tutan, bilimin gelişimine katkı sağlamış kütüphaneleri yazımızda derledik.

Günümüzde Musul (Irak) sınırları içinde yer alan ve Antik Asur İmparatorluğu’nun başkenti Ninova’da bulunan kütüphane, antik dünyanın en zengin bilgi merkezlerinden biriydi. MÖ 7. yüzyılda Asur Kralı Asurbanipal tarafından kurulan bu kütüphane, yaklaşık 30.000 kil tablet ve parşömenden oluşuyor; bilimsel, dinî ve idari metinlerin yanı sıra Gılgamış Destanı gibi edebî eserleri de barındırıyordu. Metinlerin çoğu Akadca ve Sümerce yazılmış ya da bu dillere çevrilmişti. Günümüzde tabletlerin büyük bir bölümü Londra’daki British Museum koleksiyonunda yer almaktadır.

İzmir’in Bergama ilçesinde, MÖ 3. yüzyılda Attalos Hanedanı Kralı II. Eumenes tarafından kurulan Bergama Kütüphanesi, antik dünyanın saygın bilim merkezlerinden biriydi. Yaklaşık 200.000 parşömen rulo; felsefe, tıp, edebiyat ve bilim alanlarında yazılmış eser barındırıyordu. Kütüphanenin en büyük katkılarından biri, “Bergama parşömeni” olarak bilinen ve yazılı bilgiyi daha dayanıklı hâle getiren parşömenin geliştirilmesiydi. Kütüphane zamanla tahrip olmuş olsa da kazılarla ortaya çıkan kalıntıları, Antik Dönem’in bilgi dünyasını anlamamız için önemli bir kaynak olmaya devam etmektedir.

MS 9. yüzyıl başlarında Abbasiler Dönemi’nde kurulan Beyt’ül Hikme (Bilgelik Evi), Farsça, Süryanice ve Yunanca el yazmalarını Arapçaya tercüme eden İslam dünyasının önde gelen akademisyenlerine ev sahipliği yapmıştır. Sadece bir kütüphane değil, birkaç yüzyıl boyunca ilim ve düşünce merkezi olarak antik bilginin korunup Avrupa’ya aktarılmasına katkıda bulunarak Rönesans düşüncesini dolaylı olarak etkilemiştir. Ne yazık ki 13. yüzyılda Moğolların Bağdat işgali sırasında yok olmuştur.

İzmir Selçuk’taki Efes Antik Kenti’nde, MS 110-135 yılları arasında, Roma Senatörü Tiberius Julius Celsus Polemaeanus anısına oğlu Gaius Julius Aquila tarafından inşa edilen Celsus Kütüphanesi, antik dünyanın en önemli kütüphanelerinden biriydi. Zamanında yaklaşık 12.000 el yazması eser barındırdığı tahmin edilmektedir. Kütüphane, 1970-1978 yıllarında Avusturya Arkeoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Hermann Vetters’in başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı restorasyonla günümüze kazandırılmıştır.

MÖ 3. yüzyılın başlarında Mısır’daki Ptolemaios Hanedanlığı’nın ilk hükümdarı I. Ptolemy Soter tarafından planlanan ve oğlu II. Ptolemy Philadelphus Dönemi’nde tamamlanan İskenderiye Kütüphanesi, antik dünyanın en büyük ve ünlü kütüphanesiydi. Burada Homeros, Platon ve Aristoteles gibi yazarların eserleri toplanmıştır. Kütüphane, yangınlar ve özellikle MÖ 48. yüzyılda Julius Caesar’ın İskenderiye Kuşatması sırasında büyük ölçüde tahrip olmuştur. Günümüzde, Mısır’ın İskenderiye kentinde yer alan Bibliotheca Alexandrina, bu antik kütüphanenin anısını yaşatmak ve bilgi paylaşımını sürdürmek amacıyla inşa edilmiştir.

MS 4. yüzyılda II. Constantius tarafından bugünkü Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı yakınlarında kurulan Konstantinopolis İmparatorluk Kütüphanesi, Bizans İmparatorluğu’nun başkentinde yer alan ve dönemin en büyük bilgi merkezlerinden biriydi. 5. yüzyılda koleksiyonu 100.000 ila 120.000 eserle genişledi. Ancak kütüphane; yangınlar, yıkımlar, işgaller ve savaşlarla sıkça zarar gördü. Özellikle 1204 yılında Haçlı ordularının şehri kuşatması, kütüphaneye büyük hasar verdi. İstanbul’un Fethi sonrasında Osmanlılara bu kütüphaneden ve koleksiyonundan ne yazık ki çok az şey ulaşabilmişti.

MS 2. yüzyılın başlarında Roma İmparatoru Trajan tarafından Roma Forumu’nda inşa edilen kütüphane, Latince ve Yunanca metinler için iki ayrı bölümden oluşuyordu. Büyük okuma salonu ve mermer heykellerle süslenmiş sütunlu avlusuyla dikkat çeken kütüphane, tarih, felsefe, hukuk ve edebiyat alanlarında önemli eserler barındırıyordu. Ne yazık ki Orta Çağ boyunca çeşitli yangınlar ve depremler kütüphaneye zarar verdi. Günümüzde kalıntıları, arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılarak Roma’nın kültürel mirasının bir parçası olarak korunmaktadır.
Tarih boyunca bilgi ve kültürün saklandığı bu kütüphaneler, insanlığın öğrenme ve keşfetme tutkusunun en somut mirasları olarak ilham vermeye devam ediyor.
125 okunma



