Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
27437
post-template-default,single,single-post,postid-27437,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

MİKRO BESİNLER HAKKINDA TEMEL BİLGİLER

Gözle görülemeyen ölçekteki gıdalara mikro besin denir. Bu besinlerin şekli ve miktarı gözle görülemeyecek boyutlarda olsa da vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin kaynakları bu bileşenler yoluyla karşılandığı için hayati öneme sahiptir. Gelin vücudumuz ve sağlığımız için önemli işlevleri yerine getiren mikro besinleri ve makro besinlerden farkını beraber inceleyelim.

1#

Mikro besinler terimi genel olarak vitaminleri ve mineralleri tanımlamak için kullanılır. Vücut, vitamin ve minerali kendi üretemediği için bu vitamin ve mineraller yeme-içme yoluyla alınmalıdır. A, C, D, E ve K gibi vitaminler; magnezyum, çinko, fosfor, demir ve kalsiyum gibi mineraller başlıca mikro besinlerdir. Suda ve yağda çözünen bütün vitamin çeşitleri mikro besin olarak tanımlanır.

2#

Vitaminler ve mineraller dört kategoriye ayrılır: Suda çözünen vitaminler, yağda çözünen vitaminler, makro mineraller ve tüm canlı türlerinde yüzlerce hücresel enzim için gerekli yardımcı moleküller olan iz mineraller. Türüne bakılmaksızın tüm vitaminler ve mineraller yani mikro besinler vücutta benzer şekillerde emilir.

3#

Vitaminler; bitki ve hayvanlar tarafından üretilen ısı, asit veya hava ile parçalanabilen organik bileşiklerdir. Mineraller ise inorganiktir; toprakta veya suda bulunur ve parçalanamaz.

4#

Sağlıklı bir şekilde mikro besinlerden faydalanmak için tükettiğimiz besinlerin katkısız ve koruyucusuz gıdalar olması gerekir. Bu konuyla ilgili sadece bir istisna bulunur; o da vücut tarafından güneş ışığı yardımıyla üretilen D vitaminidir. Kalsiyum gibi bazı mikro besinler bir süreliğine kemiklerde depolansa da çoğu mikro besin vücudumuzda depolanamadığı için ihtiyacımız olan mikro besinleri kontrollü ve sağlıklı beslenerek, düzenli ve yeterli miktarda temin etmemiz gerekir.

5#

Vitaminler ve mineraller büyüme, bağışıklık sistemi, beyin gelişimi ve diğer birçok işlev için hayati öneme sahiptir. Her yemeğin mikro besin içeriği farklıdır, bu nedenle yeterli miktarda vitamin ve mineral alabilmek için çeşitli yiyeceklerden, renkli meyvelerden, doğal ve işlenmemiş tuzlardan, baharatlardan ve bitkilerden faydalanmak gerekir.

6#

Makro besinler; protein, yağ ve karbonhidratları içerir. Vücudumuzun mikro besinlere makro besinlere oranla daha az oranda ihtiyacı vardır. Bu nedenle de zaten “mikro” olarak tanımlanırlar. Oranı az olsa da vücudun metabolik gereksinimlerini karşılayan mikro besinler; bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kemik yapısının sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonlarının düzenlenmesi ve doku hasarını engellemek için gereklidir.

7#

Sağlıklı bir beden için hem mikro hem makro besinler yeterli ve dengeli miktarlarda alınmalıdır. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu mikro besin değerleri yaş, boy, kilo ve cinsiyet gibi özelliklere göre farklılık gösterir. Cildinizin ışıltısından bedeninizde hissettiğiniz enerjiye kadar birçok faktörü etkileyen mikro besinler; düzenli yapılan egzersizlerle bir araya geldiğinde olası birçok hastalık riskini de azaltacaktır.

 992 okunma

Derya Ülkar