HER SABAH GÜNEŞİ İLK KARŞILAYAN ŞEHRİMİZ: IĞDIR
Güneş, gezegenimiz için daima doğudan yükselir… Onu ilk gören şehrimiz de genellikle ülkemizin en doğu ucunda yer alan Iğdır’dır. Her gün hayata ilk önce Iğdırlılar “günaydın!” der ve hepimizden önce yine onlar geceyi karşılar. Baharı da kışı da ilk karşılayanlar onlardır. Ne mutlu ki Kültür ve Yaşam olarak biz de daha yakından tanımanızı istediğimiz Iğdır’ı ekranlarınıza yakınlaştırabiliyoruz.

Şehir, adını Oğuz Han’ın torunu İğdir Bey ile İğdir boyundan almış. “İyi, büyük, yiğit” gibi anlamlara gelen sözcük zamanla Iğdır’a dönüşmüş ama Iğdırlıların dilindeki “İydir” telaffuzu değişmemiş. Dört ilçesi var Iğdır’ın, bunlar Merkez, Tuzluca, Aralık ve Karakoyunlu ilçeleri. Aralık, aynı zamanda ülkemizin en doğusundaki ilçe.

Şehrin yaşam kaynaklarından olan Aras Nehri, Erzurum sınırları içindeki Bingöl Dağları’nda doğar. Bu noktadan başlayıp Azerbaycan’daki Kura Nehri’ne dökülene kadar yaptığı yolculuk da tam 1072 km’dir. Iğdır’ın toprakları tarım yapmaya bu kadar elverişliyse en büyük nedenlerinden biri Aras Nehri’dir.

Iğdır’ın verdiği en güzel fotoğraflardan biri elbette yüzde 65’lik kısmını sınırları içine aldığı Ağrı Dağı’na aittir. Türkiye’nin en yüksek noktası olan dağ, dağcılık turizmiyle ilgilenenler için eşsiz bir coğrafya. Ağrı Dağı’nın eteklerindeki İrem Bağları ise doğanın sakin güzelliğini fotoğraf tutkunlarının önüne seren bir gezi lokasyonu. Ağrı Dağı ve İrem Bağları şehrin Merkez ilçesi sınırları içinde bulunuyor.

Şehrin kültürel değerleri arasında tarihi yapıların ve kalıntıların adı öne çıkmakta. Örneğin Karakale Ören Yeri, Ahura Harabeleri, Harmandöven veya Selçuklu Kervansarayı, Iğdır Anıt ve Müzesi gibi yerler ilk akla gelenler. Yine de pek çok Iğdırlıya şehrin simgesi nedir diye sorsanız “leylekler” cevabını alabilirsiniz. Diğer illere nazaran daha ılıman bir iklime sahip olan kent, leylekler için vazgeçilmez bir konaklama yeri. Hatta onları temsilen şehrin girişinde büyük bir Leylek Heykeli bile yapılmış.

Kars, Ardahan gibi illerimizde geleneğin en renkli parçası olan Kafkas Halk Oyunları Iğdır’da da önemli bir yer tutar. Kafkasya’dan topraklarımıza kadar uzanmış bu eğlenceli, ritmik dans hem edende hem de izleyende heyecan uyandıran bir özelliğe sahiptir. Iğdır’a yolunuz düşerse okulda çocukları, düğünde yetişkinleri, tarlada köylüleri hatta köy kahvesi önünde yaşlı bir dedeyi Kafkas dansı yaparken görebilir, canlı enerjilerini hayranlıkla izleyebilirsiniz.

Iğdır mutfağı hem tandır, kelecoş gibi bölge yemeklerini, hem de kıymayla yapılan katlet, kaz ayağı ile yapılan cılvır gibi özgün tatları bulabileceğiniz bir zenginliğe sahip. Yöreye has salmanca otuyla yapılan kavurma, patlıcanla yapılan reçel gibi bolca sürpriz lezzetler de barındırıyor. Şehirde öne çıkan tarım ürünlerini soracak olursanız, kendine has adıyla “şalak kavunu” ve Iğdır kayısısının açık ara önde olduğunu söyleyebiliriz.
3 okunma


