KARAHANTEPE BİZE NE ANLATIYOR?
Şanlıurfa’da Tek Tek Dağları Millî Parkı’nın kireç taşı yükseltilerinde yer alan Karahantepe, yüzeyde sade bir tepe görünümü sergiler. Yazımızda, Karahantepe’yi öne çıkaran unsurlara yakından bakıyoruz.

Kazı verilerine göre Karahantepe’de yerleşim MÖ 9400’ler civarında başlamış, MÖ 8000’li yıllara kadar kesintisiz biçimde sürmüştür. Bu zaman aralığı, tarımın henüz tam anlamıyla yerleşik bir ekonomik sisteme dönüşmediği, avcı-toplayıcılıkla üretimin iç içe geçtiği bir döneme karşılık gelir. Buna rağmen alanda geçici barınaklar yerine, ana kayaya oyulmuş, uzun süre kullanılan ve belirli bir plan dâhilinde inşa edilmiş yapılar bulunur. Bu durum, Karahantepe’de mekânın rastlantısal değil, bilinçli tercihlerle düzenlendiğini gösterir.

Batı yamaçta yürütülen kazılar, yerleşimin topoğrafyayla uyumlu biçimde şekillendiğini ortaya koymuştur. Ana kayaya oyularak oluşturulan basamaklar ve yapılar arasında, çapı yaklaşık 23 metreyi bulan dairesel bir yapı özellikle dikkat çeker. Büyük bölümü ana kayaya oyulmuş olan bu yapı, ölçeği ve derinliğiyle uzun süreli ve tekrarlı bir kullanım sürecine işaret eder. Amfitiyatroyu andıran geniş sekiler (oturulacak sedir biçiminde taş veya set), burada bir araya gelmeye olanak tanıyan topluluk odaklı bir mekân düzeninin varlığını kanıtlar.

Karahantepe bulguları, yerleşimin zaman içinde geçirdiği dönüşümü de açık biçimde ortaya koyar. En erken evrelerde avcılıkla ilişkili yontma taş aletler öne çıkarken ilerleyen tabakalarda ahşap işçiliği, yapı düzenlemesi ve üretim faaliyetlerine yönelik araçlar artış gösterir. Son yıllarda elde edilen kalıntılar, tahılların işlendiğini ve ekmek benzeri gıdaların üretildiğini kanıtlar niteliktedir. Bu durum, üretim pratikleri ile yerleşik yaşamın eş zamanlı olarak geliştiğini göstermesi bakımından önem taşır.

Yerleşimin merkezindeki kamusal yapıların çevresinde yaklaşık 12.000 yıl öncesine tarihlenen 30’dan fazla yarı gömülü konut açığa çıkarılmıştır. Oval ve asimetrik planlara sahip bu yapılar, konutların bitişik ve düzenli bir yerleşim dokusu oluşturduğunu göstermektedir. Bu veriler, Karahantepe’de yalnızca törensel alanların değil, gündelik yaşamın da sürdüğü bütünlüklü bir yerleşim düzeninin bulunduğunu ortaya koyar.

Karahantepe, yine Şanlıurfa’da bulunan ve tarihi 12.000 yıl öncesine uzanan Göbeklitepe ile karşılaştırıldığında yerleşim anlayışı bakımından ayrışır: Göbeklitepe anıtsal ve törensel yapılarla tanımlanırken; Karahantepe’de konutlar, kamusal alanlar ve üretim faaliyetleri aynı yerleşim dokusu içinde birlikte yer alır. Bu durum, Karahantepe’nin gündelik yaşamın sürdüğü bir yerleşim alanı olarak kullanıldığını gösterir. Alanda ortaya çıkarılan insan yüzü betimli “T” biçimli dikili taş ise, Neolitik Dönem’de sembolik anlatımda insanın doğrudan temsil edildiği nadir örneklerden biri olması bakımından özel bir önem taşır. Göbeklitepe’de ağırlıklı olarak hayvan betimlemelerinin tercih edilmesi bu bulguyu daha da anlamlı kılar.

Bugün Karahantepe, “Taş Tepeler Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde uluslararası ölçekte dikkat çekmektedir. Alanın Archaeology Magazine tarafından 2025 yılının en önemli 10 arkeolojik keşfi arasında gösterilmesi, Karahantepe’nin yalnızca anıtsal yapılarıyla değil; yerleşik yaşam, üretim ve topluluk düzeninin birlikte izlenebildiği nadir alanlardan biri olmasından kaynaklanır. Bu yönüyle Karahantepe, Neolitik Dönem topluluklarının inanç dünyasının yanı sıra gündelik yaşam ve mekân kullanımı hakkında doğrudan veriler sunar. Alanda yürütülen kazı ve araştırmalar devam etmektedir ve yeni bulguların önümüzdeki yıllarda daha da zenginleşmesi beklenmektedir.
158 okunma

