Kahkahanın Ciddi Ustası: Ayşen Gruda
Sanat yaşamına elliyi aşkın film, onlarca televizyon dizisi ve tiyatro oyunu sığdıran usta isim Ayşen Gruda’nın yaşam öyküsünü gülümseyerek hatırlıyoruz.

Yeşilköy’de, Halid Ziya Uşaklıgil’in eserlerini kaleme aldığı ve Osmanlı Dönemi’nde bir süre karargâh olarak kullanılan köşkte, 1944 yılında Erman ailesinin ortanca kızı olarak dünyaya gelir Ayşen Erman. Güzel şarkı söyleyen, sanata düşkün bir anne; şiir yazan, eşine âşık bir baba… Babası kara tren makinistiydi. Çocukluğu taklitlerle, sinema filmlerine giderek ve kitap okuyarak geçti ancak o yıllarda hayalini kurduğu meslek oyunculuk değil, avukatlıktı.

Liseye devam ettiği yıllarda babasını kaybetti ve aile için zor günler başladı. Geçim sıkıntısı, Ayşen Erman’ı okulu bırakıp çalışmaya mecbur bıraktı. Ablası Ayten Erman o yıllarda oyunculuk yapıyor, evin geçimine katkı sağlıyordu. Sahneye çıktığı Tevhid Bilge Turne Tiyatrosunda bir rolün boşaldığını kardeşine söyledi; Ayşen Erman da bu teklifi kabul etti. 1962 yılında Kongre Eğleniyor adlı vodvilde canlandırdığı küçük bir hizmetçi rolüyle sahneye ilk adımını attı. Başlangıçta yalnızca bir geçim yolu gibi görünen bu deneyim, zamanla hayatının merkezine yerleşen uzun bir yolculuğun başlangıcı oldu. Bu yolculukta kardeşi Ayben Erman da ilerleyen yıllarda oyunculuğu seçti.

Ardından Ankara Meydan Sahnesinde oynamaya başladı. Bu sahnede, sonraki yıllarda hayatında önemli bir yer tutacak olan Yılmaz Gruda ile tanıştı. 1965 yılında evlendiler; bu evlilikten Elvan adında bir kızları dünyaya geldi. Bir süre sahnelerden uzak kalan Ayşen Gruda, İstanbul’a döndüklerinde Devekuşu Kabarenin kadrosuna katıldı. Yılmaz Gruda ile 11 yıl süren evlilikleri 1976 yılında sona erse de aralarındaki bağ hiç kopmadı; hayatları boyunca dost kaldılar. Ayşen Gruda, boşanmanın ardından “Erman” soyadına geri dönmedi ve bir daha evlenmedi. 1977 yılında televizyonda yayımlanan bir eğlence programındaki skeçte canlandırdığı “Domates Güzeli Nahide Şerbet” karakteri ise onu mesleki anlamda geniş kitlelerle buluşturdu.

Gruda’nın hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, Ertem Eğilmez ile tanışmasıyla başladı. O dönem yakın dostu olan ve ilerleyen yıllarda birçok filmde yan yana geleceği rol arkadaşı Adile Naşit, bu tanışmaya vesile oldu. Ertem Eğilmez, Ayşen Gruda’ya ilk olarak Hababam Sınıfı’nda küçük bir rol verdi. Kısa ama akılda kalan bu deneyimin ardından Ayşen Gruda, Eğilmez’in filmlerinde sıkça yer almaya başladı; Kemal Sunal, Münir Özkul ve Şener Şen gibi pek çok önemli isimle başrolü paylaştı. Kendisine neden yalnızca komedi yaptığı, dram türündeki rollerde neden daha az yer aldığı sorulduğunda ise cevabı hep aynıydı: “Komedi gayet ciddi bir iştir.”

Yeşilçam’ın az sayıdaki kadın komedyeninden biri olarak canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan Ayşen Gruda, tiyatro oyunları, müzikaller ve televizyon dizileriyle de seyirciyle buluştu. Kaygısızlar ve Cennet Mahallesi gibi dizilerde oynadı; 2008 sonrası dönemde ise sinemaya yeniden dönerek Pek Yakında dâhil birçok filmde rol aldı. 2006’da Sadri Alışık Ödülleri’nde ve 2010’da Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu”; 2012’de İstanbul Film Festivali’nde “Onur Ödülü”, 2015’te ise 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü” ile sanat yaşamı karşılık buldu. Sanat yaşamının 55. yılını, 2017’de sahnelediği tek kişilik oyunu “Ayşen Gruda: Deli Kadın” ile kutladı.

Bir buçuk yıl boyunca mücadele ettiği pankreas kanserine yenik düşen usta sanatçı, 23 Ocak 2019’da İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Türk sinemasının en sevilen yüzlerinden Ayşen Gruda, sanatla dolu bir ömür yaşadı. Ardında kahkahalar, sahici karakterler ve hafızalardan silinmeyen bir miras bıraktı.
143 okunma




