Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
33666
post-template-default,single,single-post,postid-33666,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Ormanın Kırmızı Kâşifi: Kızıl Sincap

İşte ormanların sevimli ve çevik sakinleri arasında yer alan, Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından “düşük riskli” türler arasında gösterilen kızıl sincap!

1#

Gri kuzenine göre daha küçük olan bu sevimli canlı, 20-23 santimetre uzunluğunda gövdeye ve 15-20 santimetre kuyruk boyuna sahiptir. Kulaklarındaki uzun tüyler ve parlak kırmızı kürküyle kolayca fark edilir. Başlarından kuyruk uçlarına kadar uzunlukları 34-43 santimetre arasında değişir; ağırlıkları ise 250-340 gramdır.

2#

Uzun ve tüylü kuyrukları dallar arasında dengelerini sağlamak için kullanılır. Sık sık kuyruklarını sırtlarına doğru eğerek dururlar. Kürk renkleri yaşadıkları bölgeye göre değişkenlik gösterir; kırmızımsı kahverengi, gri-kahverengi, parlak kestane, siyah ya da açık sarı tonlarında olabilir. Türkiye’de görülenler çoğunlukla kırmızımsı gri renktedir ve alt tarafları beyazdır.

3#

Beslenmelerinde iğne yapraklı ağaç tohumları, meşe palamudu ve kabuklu yemişler öne çıkar; özellikle çam ve porsuk ağacının tohumlarını severler. Doğada ortalama ömürleri yaklaşık 3 ila 6 yıl arasında olan kızıl sincaplar, esaret altında 7-10 yıla kadar yaşayabilir.

4#

Yavruların hayatta kalma oranı %20-50 oranında değiştiği için popülasyonlarının korunması önemlidir. Yavrulama dönemi yılın belirli zamanlarında gerçekleşir. Yaklaşık 36-40 gün sonra dişi kızıl sincap, kabuk ve yapraklardan oluşturduğu yuvasında genellikle 3-5 yavru dünyaya getirir. Doğduklarında gözleri kapalı ve tüysüz olan yavrular, ilk ay içinde hızla gelişir; yaklaşık 30. günde tüylenir ve yuvadan çıkmaya başlar. Kısa süre sonra da kendi yaşam alanlarını oluşturmaya yönelir.

5#

İlk doğa bilimciler, kızıl sincabı kavgacı, korkusuz, ürkek, meraklı ve geveze gibi kelimelerle tanımlamıştır. Günümüzde daha açıklayıcı terimler kullanılsa da bu ifadeler, türün hareketli ve dikkat çekici yapısını yansıtır. Yerleşik ve çoğunlukla yalnız yaşayan kızıl sincaplar, 0,4-3,2 hektarlık bir alanı sahiplenir ve korur. Yılın belirli dönemlerinde erkekler bu alanların dışına çıkabilir; dişiler ise kısa süreli olarak başka canlıların bölgelerine yaklaşmasına izin verir.

6#

Bir kızıl sincap, başka bir canlının alanına girdiğinde uzun ve vızıltıyı andıran sesler çıkarır. Bu ses zamanla yavaşlar ve kaybolur; kuyruk sallama ve ayak vurma hareketleriyle desteklenebilir. Komşu sincapların benzer çağrılarla karşılık vermesi, kısa süreli bir “koro” etkisi oluşturur. Bu çağrılar, alanın dolu olduğunu bildirmek ve canlılar arasındaki mesafeyi korumak için kullanılır. Duruşlar, hareketler ve kimyasal izler de iletişimde rol oynar ancak yoğun ağaç örtüsü nedeniyle sesli sinyaller daha belirgindir.

7#

Dallar, kabuk, yaprak ve yosunlardan yararlanarak ağaç çatallarında kendi yuvalarını özenle inşa ederler. İğne ve geniş yapraklı ormanları tercih eden bu tür, Avrupa ve Kuzey Asya’nın ormanlık bölgelerinde yaygındır. Ürkek yapıları nedeniyle doğrudan görülmeleri zor olsa da ağaç kabuklarındaki çizikler ve kozalak kalıntıları varlıklarını ele verir.

8#

Türkiye’de Trakya, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da görülen kızıl sincaplar; özellikle Sarıkamış ve çevresindeki çam ormanlarında kış için tohum depolama davranışlarıyla dikkat çeker. Unutulan tohumlar baharla birlikte filizlenerek ormanların sürekliliğine katkı sağlar. Bir kızıl sincabın unuttuğu tek bir tohum, yıllar sonra bir ağaca dönüşebilir.

 

Bu durum, doğanın sessiz döngüsünde en küçük katkının bile büyük bir geleceğe dönüşebileceğini bizlere hatırlatır.

 134 okunma

Derya Ülkar